Son dönemde gerçekleştirdikleri başarılı projelerin yanı sıra, aldıkları WRF 130 CNC tezgah ile pazardaki yerlerini daha da sağlamlaştıran Vinçsan, yeni tezgahları ve program+tezgah uyumu ile gelen başarıları hakkında bilgi alabilmek için, Vinçsan CAM Sorumlusu Savaş Altuner ile görüştük.

Öncelikle Vinçsan’ın sektörde ayrı bir yeri olduğunu söylemek gerek. Ben 2006’da İskenderun’da bu işe başladım ve 5 yıldır aktif olarak bu sektördeyim. İlk çalıştığım çelikhanede, 1 tondan 100 ton ağırlığa kadar kapasiteleri vardı. Kapasitemize uygun projeler alır ve gerçekleştirirdik. Şu an Vinçsan’da 250 kg’dan 550 ton ağırlığa kadar vinçler yapabiliyoruz. Yani her ölçekte projeyi hayata geçirebilen bir firmayız.
Bir de Vinçsan olarak tersane tarafında bir üstünlüğümüz var. Tersane işleri yapan firmaların çoğu ‘işi yapmak’ derken işin projesini yapmayı kasteder. Tam teşekküllü kapasitesi olan bir vinç firması bulmanız zordur. Ağustos 2010’da WRF 130 CNC tezgahı alarak üretim kapasitemizi istediğimiz noktaya getirdik. Şu an biri Gebze’de biri de Dudullu’da olmak üzere iki kapalı alanımızda büyük çaplı işleri gerçekleştiriyoruz. Vinç dışında çelikhane işleri de yapıyoruz. Çelikhane hadde bantları, bunun yanı sıra uçak bakım platformu, komple çelik binalar, rüzgar panelleri yapıyoruz. Sadece vinç değil çelik üzerine birçok iş çeşitliğimiz var.
Tezgahlarınızda ESPRIT‘i nasıl kullanmaya başladınız?
Bahsettiğim büyük tezgah alınacağı zaman, bir CAM programına ihtiyacımız olduğunu biliyorduk. SolidWorks zaten kullanıyorduk ve onun yanına bir CAM programı düşünüyorduk. Yenasoft bize tanıtım amaçlı bir ESPRIT sunumu yaptı. Orada ilk hoşumuza giden ESPRIT’in arayüzü oldu. Ben ESPRIT’ten başka CAM programları da denedim. Hem ESPRIT düzeyinde bir program bulamadım, hem de hiçbirinin kullanımı bu kolay basit değildir, her şey kolay kolay anlaşılmaz. Ayrıca ESPRIT herhangi bir programdan bağımsız çalışabiliyor. ESPRIT’i istediğimiz yerde kullanabiliyoruz, yani gidip evden bile çalışabilirsiniz. Bu avantajlarıyla bizi cezbetti.

ESPRIT’i bir yılı aşkın süredir kullanıyoruz. CAM ile ESPRIT sayesinde tanıştık. Daha öncesinde, buradaki torna tezgahlarımızda (Spinner C eksen torna, Hyundai SKN 250, KBN 135 vb.) gireceğimiz verileri manuel olarak elle yazıyorduk.
Bizim işimizde genelde yüzey silme, malzemelerin yüzeylerini temizleme, toleranslı delik delme, delik baralama gibi çalışmalar yapılır. Örneğin bir yüzey üzerinde delik deliyoruz ve bir yüzey üzerinde diyelim 200 tane delik var. Bu işlemde parça ölçüleriniz büyük olduğu için hata yaparsanız telafi şansınız olmaz. Bu noktada ESPRIT hata payımızı sıfıra indiriyor.
Bir ay önce tezgahımıza 80 ton ağırlığında bir parça bağladık. 4,5 m flanş çapı, 14 m uzunluğu vardı, eskiden böyle parçalar işlemiyorduk. Çünkü küçük parçalarda hata yapsanız dahi dönüş şansınız var, böyle büyük parçalarda bu şansınız yok. Büyük parçada yaptığınız işi arada kontrol etme gibi bir lüksünüz de yok. Puntalayıp gözden geçirmek gibi imkanlarınız yok, çok büyük bir zaman kaybı olur. Biz burada ESPRIT kullanmaya başladığımızdan beri, parçayı modelliyoruz, CAM’e hazırlıyoruz, simülasyonda hızlıca kontrol ediyoruz ve tezgahımızı çalıştırıyoruz.
ESPRIT ile Tezgah Başında Bekleme Zorunluluğumuz Ortadan Kalktı

Kalıpta bildiğiniz gibi parça daha küçüktür, programı hazırlarsınız, parçaya bağlarsınız, 2 gün başında oturup beklersiniz. Bizde ise parça sürekli değişir ve ebatlar büyüktür. ESPRIT ile programlama açısından tezgah başında bekleme zorunluluğumuz ortadan kalktı, otomasyon sağlandı. Operatör parçayı bağlıyor, programı yüklüyor, çalıştırıyor. Bu kadar basit. Eskiden, operatöre teknik resim veriyordunuz, o tek tek deliklerin koordinatlarını giriyordu. Bir tanesini gözden kaçırsa, yanlış veri girse, artıyı(+) eksi(-) yapsa hata oluyordu, parçayı bozuyordu.
Ayrıca kontrol çok önemli, işi başından sonuna kadar kontrol edebilmeniz gerek. Bilgisayar ortamı size bu imkanı veriyor, takım yollarını bir defa hazırlıyorsunuz, hata varsa program bunu ortaya çıkarıyor. Tezgah başında düğmeye bastığınızda telafi şansınız olmaz. Ama ESPRIT CAM ile tezgah çalışmadan önce delik yanlış yere mi gidiyor, istediğinizden küçük mü oluyor bir yere mi çarpıyor; hepsini görüyorsunuz.
‘CAM’i ve ESPRIT’i ilk kez Yenasoft ile çalışmaya başlayınca kullandım’ dediniz. Bu süreç nasıl ilerledi, alışmak zor oldu mu?
Öncelikle 1 haftalık bir eğitim sürecimiz oldu. Eğitimin ardından programı kullanmaya başladık ve bu alışma sürecinde de takıldıkça eğitime devam ettik. İlk haftalarda bol bol Yenasoft CAM Danışmanlık Ekibi’ni arayıp destek aldık. Postlarda sürekli değişiklikler yapıyorduk, eksenin yerini değiştirmek, bir de tezgahlarımızda kullandığımız kontrol üniteleri farklıdır. Hepsinin eksenleri, yönleri birbirinden farklıdır. Biz hem torna, hem dik torna, hem C eksen tezgah, hepsini tek seferde öğrendik. Bir dönem burada Yenasoft danışmanımızla, tezgah firmasıyla birlikte oturduk; ‘Buraya şunu ekleyelim, olmadı değiştirelim’ diyerek uzun uzun çalıştık. Bu geçiş döneminin sonunda çalışmalarımız rayına oturdu. Tabi rutin dışındaki durumlarda yine Yenasoft’u arıyoruz, örneğin en son tezgahımızdaki birkaç kod değişikliğinde yine Yenasoft’u arayıp destek aldık. Bir de şunu söylemek isterim ki; Yenasoft işe çok hakim, yaptıkları işi severek yapıyorlar, bir isteğimiz olduğunda tamam deyip değişikliği hemen anında yapıyorlar.
Vinçsan tarihinde yapılmamış parçalar yaptık
En çok hangi operasyonlarınızda ESPRIT kullanıyorsunuz?
En çok CNC Borverk tezgahlarımız için kullanıyoruz. Yeni tezgahlarımızı ESPRIT teknolojisinin sağladığı imkanlarla birleştirince,Vinçsan tarihinde yapılmamış parçalar yaptık. Şunu söyleyebilirim; buraya bir proje gelince ‘bunu program yapabilir mi?’ düşüncesi taşımıyoruz. Tezgahınızın kapasitesi yeterli olduğu sürece CAM programı tüm isteklerinizi yapma imkanı veriyor, akla gelebilecek her şeyi yapıyor, hayallerinizin sınırı yok.
Tezgahımız x eksende 20 m, y eksende 5 m, çok eksenli bir tezgah. Bu kapasiteyle şu an başka firmaların teklif veremediği projelere biz talip oluyoruz. Veya projenin başkaları tarafından tamamlanamadığı ve işlerin bize getirildiği durumlar oluyor. Artık üzerimizdeki stres yerini tecrübeye bıraktı, ‘bundan sonra nasıl bir proje gelir, nasıl bir çalışmaya imza atarız’ dediğimiz noktaya geldik, işimizden keyif alıyoruz. Bu iş emek isteyen ve beklentilerin yüksek olduğu bir iş, iyi bir iş çıkardığınız zaman keyfi de başka oluyor. Biz ne mutlu ki bu beklentileri layıkıyla karşılayabiliyoruz.