SEKTÖRLER HABERLER ÜRÜN TANITIMLARI TEKNİK YAZILAR DOSYALAR RÖPORTAJLAR BAŞARI HİKAYELERİ UZMAN GÖRÜŞÜ YAZARLAR FUARLAR ETKİNLİKLER PROFİLLER Editörden Künye YAYIN KURULU ARŞİV ABONELİK İLETİŞİM
İş Dünyasının Kuralları Dijital Dönüşümle Yazılıyor

Dijital çağ ile birlikte yeniden yazılan iş hayatının kuralları her geçen gün değişiklik gösteriyor. GlassHouse Genel Müdürü Alp Bağrıaçık’a göre, dijital dönüşümünü tamamlamayı hedefleyen şirketlerin üç ana konuda harekete geçmesi gerekiyor: Dijital ekonomiye uygun insan kaynağı dönüşümü, siber güvenlik dönüşümü ve bilişim altyapısı dönüşümü!

 

Hayatın her alanına baş döndürücü bir hızla etki eden dijital dönüşüm, tüm sektörlerdeki iş yapış şekillerinde değişikliklere neden oluyor. Kalite, verimlilik ve kârlılık gibi pek çok avantaj sağlayan dijital dönüşümü iş süreçlerine adapte etmek için ise dikkat edilmesi gereken önemli noktalar bulunuyor. Kamu ve özel sektördeki kurum ve kuruluşların dijital dönüşüm süreçlerine katkı sunan hibrit bulut servis sağlayıcısı GlassHouse’un Genel Müdürü Alp Bağrıaçık, dijital dönüşümünü tamamlayarak artan rekabet ortamında başarılı olmayı hedefleyen şirketler için ipuçları paylaştı. Dijital dönüşümde başarılı olmak isteyen şirketlerin üç ana dönüşümü gerçekleştirmeleri gerektiğini söyleyen Bağrıaçık, bunları “dijital ekonomiye uygun insan kaynağı dönüşümü”, “siber güvenlik dönüşümü” ve “bilişim altyapısı dönüşümü” olarak sıraladı. 

 

“BT yöneticileri istihdamda zorlanıyor”
Bilişim teknolojileri (BT) alanında insan kaynağı açığı olduğunu ifade eden Alp Bağrıaçık, “BT yöneticileri, organizasyonlarında özellikle bulut becerilerinin kısıtlı olduğunu, yapay zeka veya machine learning becerisi olan çalışan istihdam etmekte zorlandıklarını belirtiyor. Dolayısıyla insan kaynağındaki dönüşüm, dijital dönüşümün olmazsa olmaz parçalarından birini oluşturuyor.  McKinsey’in raporuna göre, öngörülen yetenek dönüşümü gerçekleştiği takdirde, 2030 yılında Türkiye’deki en büyük yetkinlik değişiminin yüzde 63 ile teknoloji yetkinliklerinde gerçekleşmesi bekleniyor. Bu da çok net ortaya koyuyor ki, yeni istihdamlarında dijital yetkinlikleri önemseyen ve mevcut çalışanlarının yetkinliklerini geliştiren şirketler başarıya bir adım daha yaklaşacak” dedi.  

 

“Şirketler siber saldırılara karşı felaket senaryolarını hazırlamalı”
Siber saldırıların hızla arttığı günümüzde, bu konuda önlem almayan şirketlerin her an risk altında olduğuna dikkat çeken Alp Bağrıaçık, sözlerini şöyle sürdürdü, “Teknolojideki gelişmeler siber saldırıları artırırken aynı zamanda bu saldırıların çeşitlenmesine neden oluyor. Dolayısıyla siber saldırılardaki riski azaltmanın yolu teknoloji ve dönüşüme yatırım yapmaktan geçiyor. 2004 yılında 3,5 milyar dolar olan küresel siber güvenlik piyasasının değerinin Gartner’ın araştırmasına göre 2022’de 170 milyar doların üzerine çıkacak olması da bu doğrultuda aksiyon alındığını gösteriyor. Çünkü aksi durum, yani siber güvenliğe yatırım yapılmaması ciddi maliyetlere yol açan veri kayıplarının yanı sıra dijital dönüşüm sürecini sekteye uğratıyor ve şirketlerin prestijini ciddi ölçüde zedeliyor. BT departmanı olan şirketler saldırılara karşı bir nebze olsun daha güvendeler ancak tüm felaket senaryolarını hazırlamaları için dışarıdan danışmanlık almalarını, sistemlerini güncel tutmalarını ve siber güvenlik eğitimleri düzenlemelerini öneriyoruz. Özellikle sistem arızalarında veya diğer felaket senaryolarında bulut kaynaklarını kullanarak iş sürekliliğini sağlayan Disaster Recovery as a Service (DRaaS) ile riski ve aksaklığı en aza indirebilirler.” 

 

“Hibrit bulut teknolojisi yüzde 36’a varan tasarruf sağlıyor”
GlassHouse Genel Müdürü Alp Bağrıaçık, dijital dönüşümün üçüncü ana maddesinin ise bilişim altyapısı dönüşümü olduğunu belirtiyor. Günümüzde verilerin hızla biçimde büyümesi nedeniyle geleneksel veri merkezlerinin işlevselliğini yitirdiğini vurgulayan Bağrıaçık, “Geleneksel veri merkezleri, kapasitenin yetersiz kalması ve operasyonel iş yükü nedeniyle süreçlerin yavaşlamasına neden oluyor. Günümüzün dijital ortamında en ideal BT çözümünü, şirketlerin kendilerine ait özel bulut (Private Cloud) sistemleri ile genel bulut (Public Cloud) sistemlerinin karmasından oluşan hibrit bulut sağlıyor. Hibrit bulut ile iş birimlerine daha çevik bir şekilde destek olan ve güvenlik sorunlarını azaltan şirketler aynı zamanda maliyetlerini de düşürebiliyor. Geleneksel veri merkezinden buluta geçen büyük işletmelerin yüzde 15, küçük ve orta ölçekli işletmelerin ise yüzde 36 civarında tasarruf sağladığı tahmin ediliyor” açıklamasında bulundu.

Paylaş Tweet Paylaş
183 kez okundu
En Çok Okunanlar Son Eklenenler
YAYIN AKIŞI
FACEBOOK
TWITTER
INSTAGRAM