Güneş enerjisiyle çalışan Aruna Görücüye Çıktı
Türkiye Ağustos 2015'te, ülkenin ilk 4 kişilik güneş enerjili arabası ''ARUNA'' İTÜ maslak kampüsünde sponsor firmalarca, Vali yardımcısı ve İTÜ Rektörünün katıldığı etkinlikte tanıtıldı.


 
Kilometrede 1 kuruşluk enerji yakan ARUNA, 70 km/saat hızla giderken, ev tipi su ısıtıcısı kadar enerji harcıyor. Türkiye’nin en fazla kupaya sahip güneş arabası ekibi unvanına sahip İTÜ Güneş Arabası Takımı (İTÜ GAE) tasarladığı yeni araç için hem heyecanlı hem de iddialı: “ARUNA ile yerli otomobil çalışmalarının ciddileşmesine katkıda bulunacağımıza inancımız tam.”
 
Belirlenecek bir günle İstanbul’dan başlayarak Türkiye turuna çıkacak ARUNA, 16 ilde gezerek Türk halkına tanıtılacak. Ekimde ise kıtalar aşıp Avusturalya’ya gidecek ve ülkemizi 1987’den bu yana düzenlenen World Solar Challenge yarışlarında temsil edecek. ARUNA için farklı bölümlerden 26 İTÜ öğrencisi çalışıyor.
 
Projelerini ve hedeflerini, İTÜ GAE Ekip Lideri Elektrik Mühendisliği Bölümü Öğrencisi Burak Oklar ve İTÜ GAE Organizasyon Sorumlusu İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğrencisi Murat Kütük projeyle ilgili sorularımızı cevapladılar:
 
 
 
 
 
“Güneş Enerjili Aile Aracı” Türkiye için bir ilk olacak ve dünya çapında yarışacaksınız. Ekibe neler hissettiriyor?
 
İlk olması hem bizim ekibimiz hem de üniversitemiz için önemli bir tanıtım kaynağı olacak o yüzden heyecanlıyız. 10 sene boyunca tek kişilik 7 araç ürettik. 4 kişilik bir araç üretecek deneyimimizin olmaması bizim için dezavantajdı. Tasarım başlayınca çok da eksiğimiz olmadığını gördük. Sadece bazı şeyleri değiştirmemiz gerekiyordu. Başta bizi korkutsa da şu anda öyle bir korkumuz kalmadı, çalışmalara doludizgin devam ediyoruz. Katılacağımız World Solar Challenge (WSC), Avusturalya’da 18-25 Ekim 2015 tarihlerinde düzenlenecek.Yarış 3 farklı sınıfta düzenleniyor.Geçmişte Challenger sınıfında yarışıyorken, şu anda Cruiser sınıfına geçtik. Birkaç takımın daha bu sınıfa geçmesini bekliyoruz. Oldukça heyecan verici bir konsept. Tek kişilik araçlardan sonra yarışa ilaç gibi geldi.
 
 
 
 
 
 
Aracın hangi aşaması daha çok uğraş istiyor? Tasarım boyutu mu, üretim safhası mı?
 
Kabuk tasarımı konusunda epey problem yaşadık. Aracımızın özgün bir tasarıma sahip olmasını istedik. Bu süreçte birçok aracı inceledik; çizgileri nasıl, aerodinamik özellikleri nasıl, birçok araçtan feyz aldık. Bu güne kadar ürettiğimiz araçların verimli olması için aerodinamik olması ön planda idi. Bu aracımızda fonksiyonellik de önem kazandı.
 
Bu tip aracın dünyada örnekleri var mı? 
 
World Solar Challenge yarışları 1987’den bu yana 2 senede 1 defa olmak üzere Avusturalya’da düzenleniyor. Bochum Üniversitesi 2011 yılında ilk defa sıradan güneş enerjili araç tasarımlarının dışına çıkarak Cruiser sınıfında bir araç ürettiler ve büyük beğeni topladılar. BOcruiser adlı araçlarına atıfta bulunarak Cruiser sınıfı eklendi. Bochum Üniversitesi araçlarını 4 kıtada toplam 23 bin km sürerek Guinness Rekorlar Kitabı’na girdi. 2013 yılında Eindhoven Üniversitesi Amerika turu gerçekleştirdi. New South Wales Üniversitesi de ürettikleri araçla başka bir dalda Guinness Rekorlar Kitabı’na girdi. Şu anda da araçlarını yollarda yasal olarak kullanabilmek için çalışmalar yapıyorlar. Yeni bir sınıf olmasına rağmen dünyada birçok örneği var.
 
ARUNA’nın özelliklerini anlatırmısınız?
 
World Solar Challenge kurallarına göre 6 metrekare güneş paneli sınırımız var. Bu aracımızda yaklaşık olarak 5 metrekare kullanacağız. Bu da bize anlık olarak maksimum 1.2 kW güç sağlıyor. Yaklaşık 11 saatte sadece güneş enerjisi ile şarj edebiliyoruz. Oldukça büyük bir akü grubu olması nedeniyle uzun sürüyor. Alternatif olarak atölyemizde kuracağımız 7.5 kW’lık şarj ünitesi ile 2 saatte şarj etmeyi planlıyoruz. Amacımız 70 km/saat hızla giderken, güneşten enerji almadan yaklaşık 500 km yol almak. Bu hızla giderken evde kullanılan bir su ısıtıcısı kadar güç harcıyoruz. Katılacağımız yarışın kuralları gereği 60 kg’lık bir lityum-iyon bataryaya sahibiz. Bu miktar normal bir araç için oldukça düşükken ARUNA için normal kullanımda 500 km’lik menzil demek. Bunda aracımızın günlük araçlara göre 3 kat daha aerodinamik olmasının çok büyük etkisi var
 
 
Benzinli araca göre maliyet kıyaslaması yapılabilir mi?
 
Aslında değişen akaryakıt fiyatları düşünüldüğünde km/kuruş hesabı yapmak çok sağlıklı bir yöntem değil ancak petrol fiyatlarının oldukça düşük olduğu şu dönemde bile km/kuruş oranında oldukça ileride olduğumuzu söyleyebiliriz. Ortalama bir benzinli aracın 7 lt/100 km yakıt tükettiğini düşünürsek kilometrede 30 kuruş yaktığını görüyoruz. Aruna ise kilometrede 1 kuruşluk bir elektrik tüketiyor. Bu hesaba güneşten alınan ve geri kazanımlı fren sistemi (regenerative brake) de eklendiğinde bu miktar 0.8 kuruşa kadar düşüyor.
 
 
 
  
 
 
Araç şu anda hangi aşamada?
 
Aruna’nın tasarımı 2015 ocak sonunda bitti ve kalıp üretimi için ana sponsorumuz Hexagon Studio’ya teslim edildi. Bir aksilik olmazsa nisan başında kalıplarımız elimizde olacak ve karbonfiber gövdenin üretimine başlayacağız.  Elektronik devre kartlarımız elimize ulaştı, elektik ekibimiz tüm sistemi hazır hale getirmek için üzerinde çalışıyor. Mekanik tasarımlar da sona ulaşmak üzere ve üretime gönderilecek.
 
 
10 yılda çok önemli başarılarkazandınız. Ekibinizde hiç bitmeyen bir istikrar ve heyecan var. İTÜ GAE’nin farkı nedir?
 
2014 TÜBİTAK Formula-G yarışına 18 kişi katılmıştık. 5 arkadaşımız ayrıldı. Bu sene birçoğumuz son sınıfa geçecek ya da mezun olacak. Bu nedenle ekibin devamlılığını sağlamak için ekibimize 13 arkadaşımız daha katıldı. Şu an 26 kişiyiz. Farkımıza gelince; hangi bölümden gelirse gelsin ekipte herkesin heyecanı üst düzeyde tutuluyor. Sağlıklı ve doğru bir iş bölümü yapılıyor.  Burada güzel bir aile ortamımız var. Hani siz üstünüze düşen görevi yapmazsanız kardeşiniz üzülecek duygusu yaşıyorsunuz.O da çalışma hevesinizi hep canlı tutuyor. Ayrıca tecrübeli üyeler yeni üyelere büyük destek verip, bilgi aktarımı yapıyorlar. İTÜ GAE’nin en büyük farkı bu.
 
 
Sadece proje bazlı değil akademik odaklı da çalışıyorsunuz. Bu anlamda da önemli bir başarıya nasıl ulaştınız?
 
Evet, akademik çalışmalarda en üst düzeye 2013 yılında ulaştık. Budapeşte’de bir konferans gerçekleştirdik ve İngilizce dergi makalesi yazdık. Şu an yayınlanma işlemi sürüyor. Özellikle bitirme tezlerine çok önem veriyoruz. Bu sene Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesinde düzenlenecek Kompozit Konferansına bir bildiri yazıyoruz. Her sene bir akademik yayın çıkarmaya özen gösteriyoruz. Bu konuda hocalarımızın payı oldukça büyük. Öğrenciler olarak hem derslerle uğraşıyoruz, hem projeye vakit ayırmamız gerekiyor. Aslında projeyle uğraşıyoruz, derslere vakit ayırmamız gerekiyor. Hocalarımız akademik yayın konusunda bizi teşvik ediyor. Biz de bundan memnunuz, bu şekilde anılmak çok hoş bir duygu.
 
 
Devlet Bu Projeye Sahip Çıkmalı
 
1967’de Türkiye’nin ilk otomotivi DEVRİM arabası test edildi. Fakat bürokratik engeller nedeniyle üretime geçilemedi. Dünyada 1985 yılında güneş enerjisiyle çalışan araba projesi günümüze kadar sürmektedir. İTÜ gençliği 4 kişi kapasiteli güneş enerjisi ile çalışan ARUNA’yı ürettiler. Devletimizden temennimiz bu gençlerin maddi manevi olarak desteklenmesidir. Bu destek sayesinde Türkiye’de güneş enerjisi ile çalışan araç üreterek, bir ilki gerçekleştirebilir. Çünkü bugün Toyota, 1969’da piyasaya çıktı ve şuandaki yerini sağlama almışsa biz neden bir ilki başaramayalım.
 
 
 

2.090 kez okundu